Komutanı kalmayan bölüğüyle Anzaklara ''dur'' dedi

Komutanı kalmayan bölüğüyle Anzaklara ''dur'' dedi

Vakıfbank 970x250

Türk milleti, ''Çanakkale Zaferi''ni kazanırken, birçok kahraman Mehmetçiği bağrından çıkarıp bağımsızlık mücadelesi verirken, ön planda olan askerler arasında nice görünmeyen, fark edilmeyen, ismi anılmayan kahramanlar da yer aldı. 

Bu kahramanlardan biri de Kırşehirli Gazi Mehmet Çavuş oldu. Davudoğullarından Hacı Hasan oğlu Mehmet Çavuş (Canpolat), 1891 yılında Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesi Safalı Köyü'nde doğdu. 28 Aralık 1911 tarihinde askerlik hayatına başlayan Mehmet Çavuş, 1. Tümen 2. Alay 32. Tabur'a kaydedildi. 1913 yılında çavuşluğa terfi ederek 3. Kolordu 7. Tümen 20. Alay 3. Tabur 11. Bölük takım çavuşluğuna tayin oldu. Birliği ile beraber Çanakkale Cephesi'nde bulunduğu sırada 3. Tabur 64. Alay emrine verildi.

Askeri Tarih Uzmanı Ömer Arslan, HİBYA muhabirine yaptığı açıklamada, Kumkale'de bulunan Binbaşı Servet (Yurdatapan) Bey komutasındaki 64. Alay'ın, 25 Nisan 1915'te Anzak çıkarması başlayınca bölgedeki birliklerin komutasını üstlenen 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal (Atatürk) Bey'in emrine girmek üzere Arıburnu'na sevk edildiğini söyledi.

25 Nisan akşamı 33. Alay ile arka arkaya yola çıkan 64. Alay'ın, ancak ertesi gün öğleden sonra Çanakkale'ye ulaşabildiğini, yük gemilerinin yetersizliğinden dolayı Kilya İskelesi'ne çıkarak, muharebe sahasına ulaşmalarının beklenenden daha uzun sürdüğünü belirten Arslan, ''Bu sırada Mustafa Kemal Bey, alacakları takviyelerle 27 Nisan sabahı genel bir taarruz yapmayı düşünüyordu. Taarruz planına göre, 64. Alay sağ kanada geçerek, 57. Alay'ın mevzilerinden Anzaklara taarruz edecekti.'' bilgisini verdi.

Kırşehirli Mehmet Çavuş, inisiyatif kullandı

Ömer Arslan, Yarbay Mustafa Kemal Bey'in ihtiyat kuvvetlerinin gecikmesi üzerine, beklemeyerek mevcut kuvvetlerle saat 07.30'da merkez ve sol kanattan taarruzu başlattığını, Anzaklar'ın 27, 72 ve 77. Alay'ların hücumuyla saat 08.45'te Kanlısırt ve Kırmızısırt'ın deniz tarafındaki son mevzilerine kadar sürüldüğünü bildirdi.

Bulundukları son mevkiinin donanma ateşine açık hale gelmesiyle, birliklerin taarruzu mecburen durdurduğunu, bu sırada muharebe sahasına intikal eden Servet Bey komutasındaki 64. Alay 1. Tabur ve 20. Alay 3. Tabur'un saat 10.00'da sağ kanattan yeni bir taarruza başladığını anlatan Arslan, bu taarruza 57. Alay'ın da katıldığını söyledi.

Arslan, Kılıçbayırı'nda devam eden mücadele sonunda, bu tepenin birkaç kez el değiştirmesine rağmen, nihayetinde Türk birliklerinde kaldığını belirterek, şöyle konuştu:

''64. Alay Komutanı Binbaşı Servet Bey, 19. Tümen Komutanlığı'na yazdığı raporda, emri altındaki 20. Alay 3. Tabur Komutanı Fuad Efendi'nin ve bölük komutanlarının şehit olduğunu, 5 subayın ise yaralandığını bildirdi. Bir tek subay bile kalmayan bölüklerde çavuşlarla idare ettiğini ifade etti. Bu çavuşlardan birisi olan Kırşehirli Mehmet Çavuş, inisiyatif kullanıp, komutanı kalmayan bölüğe süngü hücumu yaptırarak, Anzakların bulunduğu tepeyi zapt etti. 27 Nisan gündüz ve gece devam eden taarruz sonunda Anzaklar Cesarettepe ve Bombasırtı'nın güney yamaçlarına kadar sürüldü.''

Mehmet Çavuş teğmen oluyor

Mehmet Çavuş'un söz konusu tarihte, Arıburnu Muharebesi'ndeki fedakarlığına mükafaten, 1 Haziran 1915 tarihinden itibaren mülazım-ı saniliğe (teğmen) terfi ettirildiği bilgisini paylaşan Arslan, bölüğüyle birlikte ele geçirdikleri bu tepeye Cesarettepe, mevzilere ise ''Mehmet Çavuş Siperi'' adının verildiğini söyledi.

Arslan, 27. Alay, 3. Tabur Komutanı Yüzbaşı Halis (Ataksor) Bey'in anılarının yayımlandığı ''Çanakkale Raporu'' isimli kitapta, Yarbay Mustafa Kemal Bey'in 29 Mayıs 1915 tarihli tümen emrinin sonunda, siperlerde 64. Alay için (20-30) numaralarının kullanıldığını, önemli bir olaya sahne olmuş siperlere münasip adların verilebildiğini, örneğin ''Mehmet Çavuş Siperi'' gibi ifadelerin kullanıldığını bildirdi.

Anılarında Mehmet Çavuş'tan bahseden bir diğer ismin 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar olduğunu, günlüğünün 9 Haziran 1915 tarihine, ''Sabahleyin Mehmet Çavuş siperlerine gittim. Düşmanın Cesarettepe karşısındaki yeni siperlerini tetkik ettim.'' şeklinde not düştüğünü dile getiren Arslan, 11 Haziran 1915 tarihli günlüğüne ise şunları yazdığını kaydetti:

''Öğleden sonra fırkaya (19.Tümen'e) yeni ilhak olunan 18. Alay Kumandanı Kaymakam Abdülkadir Bey ve tabur kumandanları geldiler. Onları alıp, 64. Alay mıntıkasını gösterdim. 18. Alay, 64. Alayı değiştirecek, 64. Alay, 6. Tümene gidecektir. 64. Alay, 48 gün tümenimizde Arıburnu Cephesi'nde sağ yanda bulunmuş, askerleri cesur ve fedakar bir alaydır. Bu alayın subaylarından yaralı Zahit Efendi (binbaşı olmuştur), şehit Mehmet Ali Efendi, yaralı Mehmet Çavuş (teğmen olmuştur) en kıymetli uzuvlarıydı.''

Mehmet Çavuş, İstiklal Harbi'nde

Ömer Arslan, Mehmet Çavuş'un 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra, 20 Aralık 1918'de terhis edildiğini, 21 Temmuz 1921'de İstiklal Harbi'ne katıldığını, Sakarya Meydan Muharebesi'nde Hamidiye Köyü civarında Yunan siperlerine karşı yaptığı süngü hücumunda düşmanı siperden kaçırdığını, kendisinin de değişik yerlerinden yaralanarak hastanede tedavi altına alındığını bildirdi.

Büyük Millet Meclisi'nce takdirname, taltif ve iki maaşla ödüllendirilen, İstiklal Harbi'nin bitiminde 25 Ağustos 1923 tarihinde terhis edilen Mülazım Mehmet Çavuş'un Eylül 1922'de tebdil-i hava ile memleketine döndüğünde Naciye Hanım ile evlendiğini aktaran Arslan, Yaşar ve Mustafa Cihan adında iki oğlu, Feride ve Ayşe adında iki kızı olduğunu, 25 Ocak 1972 tarihinde gazilik şerefiyle hayata gözlerini yumduğunu, mezarının ise köyünün cami bahçesinde eşi Naciye Hanım ile yan yana bulunduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan, Kırşehir Belediyesi, Mehmet Çavuş'un hatırasını yaşatmak amacıyla, 2023 yılında, ''Mehmet Çavuş Cesarettepe Kahramanlık Parkı''nın düzenlemesini yaparak, ziyarete açtı.

  Hibya Haber Ajansı